![]() |
||
[
Main Page |
Scientific Board |
About |
Last Issue |
Archive |
Forms |
Search |
Instructions to Author |
Announcements |
Contact ]
|
||
|
| 2009, Volume 31, Number 3, Page(s) 268-271 | |||||||
| [ Table of contents ] [ Summary ] [ PDF ] [ Similar Articles ] [ Similar Articles on PubMed ] [ Mail to Author ] [ Mail to Editor ] | |||||||
| Acute Subdural Hematoma in the Contralateral Side After Surgery for Chronic Subdural Hematoma | |||||||
| Vaner Köksal1, İbrahim Suat Öktem2, Ahmet Menkü2 | |||||||
| 1Clinics of Neurosurgery Rize 82th Year State Hospital 2Department of Neurosurgery Erciyes University Medical Faculty |
|||||||
| Keywords: Hematoma, Subdural, Acute; Hematoma, Subdural, Chronic; Intracranial Contralateral Hemorrhages | |||||||
| Abstract | |||||||
A 44-year-old male patient was admitted with the complaints of persistent headaches and
physical debility. He was diagnosed as having chronic subdural hematoma. The hematoma
drainage was performed with only one burr-hole Acute subdural hematoma, more than 2 cm
thickness was determined in the contralateral side by the ongoing complaints of pain after
2nd day of surgery. This hematoma was urgently evacuated by craniotomy. Although it is
possible to reveal this rare potential complications by computerized tomography in early post
operative period (within first 12 hours), the authors emphasized the importance of such a
rare complication in the early postoperative period. |
|||||||
| Introduction | |||||||
Klinik semptomları 21 gün veya daha geç oluşan subdural
hematomlar (SDH), kronik olarak adlandırılırlar. Genellikle
geç orta ve ileri yaşlarda görülmektedirler. Literatürde
ortalama yaşın 64 olduğu ve olguların %80'ninin 50 yaşın
üzerinde olduğu bildirilmiştir1,2. Neden, çoğunlukla
önemsenmeyen kafa travması olmasına rağmen %25-50
olguda travma bulunmamaktadır. Genellikle hastalar
geçirdikleri travma veya travmaları unutmuşlardır.
Yetişkinlerde koagülopatiler sonucu ve çocuklarda ise
düşük basınçlı ventrikülo-peritoneal şant pompaları
kullanılmasından dolayı oluştuğu bildirilmiştir2,3.
Kronik SDH'ların %8,7-32'sinin ise bilateral olduğu
Bildirilmektedir4. Kronik SDH, travmatik yaralanma sonrasında parasagittal köprü venlerinin yırtılmasıyla yavaş bir süreçte oluşmaktadır. Kronik alkolizim, epilepsi, hematolojik bozukluklar, araknoid kistler, antikoagülan kullanımı (aspirin, kumadin, vs.), kardiovasküler hastalıklar (hipertansiyon, ateroskleroz, vs.), serebral atrofi ve düşük intrakraniyal basınç bu patolojinin oluşmasını kolaylaştıran risk faktörleri arasında sayılabilir4. Travma sonrası oluşan kanamayla birlikte dura iç yüzünü fibroblastlar sarar. Yedi günde paryetal membranın, 21 gün sonunda da visseral membranın oluşumu tamamlanmaktadır3. Oluşan bu kapsülde kapiller endotel hücreleri bulunmuştur5. Klinik hafif bir kafa travmasından haftalar sonra oryantasyon bozukluğu şeklinde ortaya çıkabilir. Demans ile karıştırılabilir. Baş ağrısı, bilinç değişikliği, konfüzyon ve lateralize motor defisit (lezyonun karşı tarafında hemiparezi) ana semptomlardır. Göz dibi muayenesinde; lezyonun bulunduğu tarafta pupil stazı görülebilir. Bilgisayarlı tomografide (BT) subakut evrede (2-10. günler arası) hiperdens görünüm izlenirken, genellikle tespit edildiği ileri safhalarda izodens veya hipodens görüntü verir. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ile kesin ayrımı yapılabilir. Klasik olarak eğer içerisinde septalar yoksa, hematomun en kalın olduğu yere burr hole açılarak likefiye hematom sıvısı boşaltılır ve serum fizyolojik ile yıkanır. Subdural mesafeye dren bırakılarak, kapalı drenaja alınır2,6. |
|||||||
| Case Presentation | |||||||
Kırk dört yaşında, 2 ay öncesinde şüpheli kafa travması
öyküsü bulunan erkek olgu, inatçı baş ağrıları ve halsizliği
oluşunca polikliniğimize başvurdu. Olguya BT ile kronik
subdural hematom tanısı konularak sağ temporoparietal bölgedeki lezyonun tedavisi için (Resim 1), tek burr hole
ile hematom drenajı yapıldı. Dura açıldığında basınçlı
ksantokromik görünümlü BOS drenajı oluştuğu gözlendi.
Subdural mesafeye negatif basıncı olmayan bir dren
bırakıldı. Olgunun ameliyat sonrası 2nci gününde, artarak
devam eden baş ağrısı şikayeti ve subdural drenden toplam
400cc berrak sıvı drenajı gözlenmesinden dolayı kontrol
kraniyal BT'si çekildi. BT'sinde sol frontotemporal bölge
üzerinde kalınlığı 2 cm'i geçen akut subdural hematom
geliştiği tespit edildi (Resim 2) ve kronik subdural
hematom için subdural mesafeye yerleştirilmiş olan dreni
sonlandırıldı. Olguya acilen, akut subdural hematomun
kanama odağını bulabilmek ve hematomu boşaltabilmek
için sol frontotemporal geniş bir kraniyotomi yapıldı.
Dura, tabanı temporal kaidede olacak şekilde açıldı ve
hematom ile karşılaşıldı. Hematom boşaltıldıktan sonra
tabanda kalın fibröz bir membran ile karşılaşıldı. Daha
öncedende bu alanda bir kronik subdural kanaması
oluştuğu kanaatine varıldı. Fibrotik mor renkli membran
üzerinde küçük kanama odakları görüldü ve koagüle
edildi, ancak aktif bir kanama odağı bulunamadı. Hem
subdural mesafeye hem de epidural mesafeye birer dren
bırakılarak, serbest drenaja alındı. Her iki drende ameliyat
sonrası 2nci gününde sonlandırıldı. Tekrarlanan BT'sinde
hematomun boşalmış olduğu görüldü (Resim 3).
|
|||||||
| Discussion | |||||||
Akut Subdural Hematom kapalı kafa travması ile başvuran
olguların %8-57‘sinde görülebilmektedir1. Kaynak
sıklıkla konveksite üzerindeki köprü venleri veya küçük
kortikal bir arter olabilir. Çoğunluğunda ciddi nörolojik
defisitler vardır; 5mm kalınlığa ulaşan akut subdural
hematomlarda nörolojik fonksiyon kaybı oluşmasa da
dura açılarak hematomun boşaltılması önerilmektedir1.
Kafa travmaları sonrasında, erken dönemde doğrudan
karşı hemisferdeki hasar sonucu veya travmaya maruz
kalan tarafta yapılan dekompresif bir cerrahi sonrasında
dolaylı olarak karşı tarafta kontüzyonun büyümesiyle
akut subdural hematom gelişimi bildirilmektedir. Bu
komplikasyonun seyrek olarak kronik subdural hematom
ve subdural higroma cerrahisi sonrasında karşı tarafta
görülebildiği de bildirilmiştir5,7,8. İntrakraniyal basıncın artmasına neden olan kronik subdural hematomun cerrahisi sonrasında intrakraniyal basınçdaki düşüşün, intraparankimal, epidural veya subdural mesafelerde kanamalara yol açabileceği bildirilmektedir9. Ayrıca serebral parankimin uzun süre kompresyonunun, yapısal elastikiyetinin kaybı ile birlikte serebral atrofinin başlamasına neden olabildiği de bildirilmiştir2,3,9. Serebral atrofinin, kraniyotomi sonrasında intrakraniyal basınçtaki hızlı azalmaya bağlı olarak, korteksin duradan daha fazla uzaklaşmasına neden olabildiği de bildirilmiştir1,6,9. Sonuç olarak kronik SDH drenajı sonrası meydana gelen perioperatif parankimal shift olarak adlandırılan olay gelişerek, karşı hemisferde subdural mesafede asıcı venöz elemanlarda gerilme ve hasar ile veya diğer hassas kortikal vasküler elemanların hasarıyla akut SDH oluşturabilmektedir5,6,9. Ek olarak agresif intraoperatif dehidratasyon ve aşırı BOS aspirasyonunun serebral dokunun shift yapmasını kolaylaştıran nedenlerden olduğu da bildirilmiştir7. Burr hole ile subdural drenaj yapılan olgularda %5,4-19 arasında değişen oranlarda komplikasyonlar bildirilmiştir. Komplikasyonlar; epileptik nöbet, pnömoni, ampiyem ve diğer enfeksiyonların yanı sıra akut ve kronik SDH, intraparankimal hematom ve tansiyon pnömosefalus şeklinde bildirilmektedir4,6. Burr hole cerrahisi sonrasında intra kraniyal basınç normale döndüğünde, subdural mesafede genellikle rezidüel hematom kalabilmektedir. Literatürde bu problemden dolayı olguların %12-22'sinde reoperasyon bildirilmiştir4. Kraniyotomi sonrasında da reoperasyon oranının aynı olduğu bildirilmektedir. Ameliyat sonrası epileptik nöbet %3-10 olguda bildirilmiş olup, subdural ampiyem, beyin apsesi ve menenjit %1'den az bildirilmiştir. Karşı tarafta kanama oluşması ise %4'den az oranda bildirilmiş olup bunlarında çoğunun kronik SDH şeklinde kanamalar olduğu ve 3. gün ile 6. haftalar arasında oluşabildiği belirtilmektedir4. Ancak bu olguda akut SDH gelişmiştir. Kronik SDH'un cerrahi tedavisi sırasında rezidü kan kalmaması için, baş vücuda göre yüksekte kalmamalı, cerrahi pozisyon olarak gövdeye göre nötr pozisyon tercih edilmelidir. Kraniyotomi yapılacaksa hematomun yapısal sıkı iç membranı bırakılarak hızlı intrakraniyal shift'e engel olunabileceği bildirilmektedir6. Eğer tek burr hole drenaj yapıldıysa ve bundan dolayı hızlı BOS boşalımı gerçekleştiği görülüyorsa, daha yakından nörolojik takip yapılması ve lk 12 saat içinde kraniyal BT ile kontrol edilmesi uygun olacaktır. Hızlı BOS drenajı gözlenmesi durumunda, dren gecikmeden sonlandırılmalıdır. Olgumuzda da ameliyat sonrası hzlı BOS drenajı ile birlikte klinik şikayetler oluştuğunda, vakit kaybetmeden öncelikle dren sonlandırılmış ve acil beyin tomografisi çekilmiştir. Kronik SDH'lu olgularda post operatif erken dönemde oluşması mümkün olan Akut SDH şeklindeki nadir komplikasyonlar, erken BT kontrolü ile önlenmesi mümkün olan komplikasyonlardır. Böyle bir komplikasyon eğer erken dönemde saptanmazsa, kalıcı nörolojik defisite veya ölüme yol açabilir. Bundan dolayı kronik subdural hematom cerrahisi sonrasında erken dönemde, beklenmeyen tarafta lateralize motor defisit oluşması ve baş ağrısı şikayetlerinde artış izlenmesi durumunda, BT ile kontrol edilmesinin uygun olacağı kanaatindeyiz. Sonuç olarak, kronik subdural hematom tespit edilen, baş ağrıları olan bir olguda, hemorajinin radyolojik olarak belirgin bası etkisi bulunmadığı zaman sadece klinik ve radyolojik takip yapılabilir. Ancak ısrarcı kliniği bulunduğu zaman, burr hole drenaj uygulanabilir. Cerrahi sırasında ise beyinin yükseldiği görüldüğünde dren bırakılmayabilir, ya da drene negatif basınç verilmez. Cerrahi sonrası özellikle drenaj volümü gözlenir ve fazla drenaj gözlendiği zaman dren kapatılıp erkenden sonlandırılabilir. Ancak her şeyi doğru uygulamış olmamıza rağmen böyle bir komplikasyonla karşılaşabiliriz. Bunun için de, ameliyat sonrası erken dönemde (ilk 12 saat içinde) BT ile oluşabilecek nadir görülen komplikasyonları tanımlayabilmek mümkündür. |
|||||||
| References | |||||||
1) Camel M, Grubb RL Jr. Treatment of chronic subdural
hematoma by twist-drill craniotomy with continuous
catheter drainage. J Neurosurg 1986; 65: 183- 187.
2) Richter HP, Klein HJ, Schafer M. Chronic subdural
haematomas treated by enlarged burr hole craniotomy
and closed system drainage. Retrospective study of 120
patients. Acta Neurochir (Wien) 1984; 71: 179-188.
3) Asghar M, Adhiyaman V, Greenway MW, Bhowmick
BK, Bates A. . J R Soc Med 2002; 95:290-292.
4) Stroobandt G, Fransen P, Thauvoy C, Menard E.
Pathogenetic factors in chronic subdural haematoma and
causes of recurrence after drainage. Acta Neurochir
(Wien) 1995; 137:6-14.
5) Su TM, Shih TY, Yen HL, Tsai YD. Contralateral acute
subdural hematoma occurring after evacuation of subdural
hygroma: case report. J Trauma 2001; 50:557–559.
6) Tatlı M, Güzel A, Altınörs N. Spontaneous Acute
Subdural Hematoma following Contralateral Calcified
Chronic Subdural Hematoma Surgery: An Unusual Case.
Pediatr Neurosurg 2006; 42: 122–124.
7) Harada K, Ohtsuru K, Nakayama K, et al. Contralateral
development of acute subdural hematoma following
surgery for chronic subdural hematoma – case report.
Neurol Med Chir (Tokyo) 1992; 32: 969–971.
|
|||||||
| [ Top ] [ Summary ] [ PDF ] [ Similar Articles ] [ Mail to Author ] [ Mail to Editor ] | |||||||
|